Ana Sayfa » Ludwig van BEETHOVEN

Ludwig van BEETHOVEN

(1770-1827)

Beethoven

Haydn ve Mozart’ın İzinde

Christian Gottlob Neefe
Christian Gottlob Neefe

Johann van Beethoven’a göre oğlu Ludwig’in, Mozart’tan daha az yetenekli olması için hiçbir neden bulunmamaktadır. Ne de olsa, küçük Beethoven’in dedesi Ludwig, 1733’te Bonn’a yerleşerek Prenslik Kilisesinin müzik direktörlüğünü yapmış, babası da bu kilisenin korosunda tenor olmuştur. Kısa zamanda piyanoda gösterdiği ilerleme etkileyicidir. Johann van Beethoven, Leopold Mozart‘ın on beş yıl önce yaptığı gibi, oğlunu soylu Avrupa ailelerine tanıtmak için Bonn Sarayından izin alır. Deneyim kısa ömürlü olur, sabır Johann’ın erdemlerinden biri değildir.

Johann Beethoven, oğlunun müzik eğitimini iyi hocalara emanet edecek kadar bilgeliğe sahiptir. Christian Gottlob Neefe (1748-1798), babası Johann ve Bonn sarayının eski orgcusunun ardından Ludwig’in üçüncü öğretmeni olur. Aynı zamanda bir tiyatro grubunun müzik direktörüdür. Ludwig’in inanılmaz yeteneğini algılar, ona uygun tavsiyelerde bulunur. Sanatçının insanların hayatını değiştirme gücü olduğu, önemli toplumsal rolü bulunduğu hakkındaki vizyonunu aktararak, genç Beethoven’in hümanist düşünme biçimini şekillendirdiği düşünülür. 11 yaşındaki Ludwig’in ilk çalışmasını yayınlaması için teşvik eder; onu asistanı yapar, böylece opera ve tiyatro repertuvarını tanımasını sağlar. Müzik Dergisinde şöyle yazar: ”Bu genç dahi desteklenmeyi ve seyahat edebilmeyi hak ediyor. Böyle devam ederse, kesinlikle ikinci bir Mozart olacak.’’ 

 

Mozart ile Buluşma

Beethoven'i dinleyen Mozart, Paul Allais'in gravürü
Beethoven’i dinleyen Mozart, Paul Allais’in gravürü

Prens Maximilian Franz’ın saray orkestrasında önce viyolacı daha sonra orgcu olan 17 yaşındaki genç adam, hayatında büyük rol oynayacak Ferdinand von Walstein’ın tavsiyesi üzerine, olağanüstü bir burs kazanır. Mozart ile çalışmak üzere Viyana’ya gider. Bu tanışma hakkında güvenirliği şüpheli metinler bulunmaktadır: Beethoven, Mozart’ın isteği üzerine ezberlediği bir eseri çalar. Mozart’ın soğuk bir tavırla dinlediğini fark edince, kendisine doğaçlama yapabileceği bir tema vermesini ister ve piyanoda harikalar yaratır. Mozart orada bulunanlara şöyle der: “Bu çocuğa dikkat edin, günün birinde bütün dünya ondan bahsedecek.’’

Ancak annesinin hastalığı nedeniyle 15 gün sonra Bonn’a dönmek zorunda kalır. 17 temmuz 1787’de annesini kaybeder.

Bonn

Sonraki yıllar, o zamanın en büyük virtüözlerinden birinin doğuşuna tanıklık edecektir. Ludwig piyanoda gösterdiği üstün teknik becerileriyle şaşkınlığa neden olur ve kolayca varlıklı çevrelere kendisini kabul ettirir. Virtüöz klavyeciler, halk konserlerinin geliştiği o zamanlarda ortaya çıkmaya başlamıştır. Göz kamaştırıcı teknikleri, potansiyel sponsorların dikkatini çekmektedir. Aristokrasi salonları, hiç kimsenin yapamadığı doğaçlamaları yapan bu genç adamdan heyecan duyar. Beethoven, eserlerini “ölümcül düşmanları” tarafından kopyalanmayacak şekilde, çalınamayacak kadar zor satırlarla doldurmaya özen gösterir.

Napolyon Bonaparte
Napolyon Bonaparte

Ludwig bazı büyük yazarları keşfeder: Shakespeare, Goethe, Schiller… Ayrıca, Fransız Devrimi, Ludwig’in ideallerini de teşvik etmektedir. Kahramanlık, özgürlük fikirlerini desteklediği gibi, kısa süre sonra artık herkesin ismini andığı, o büyük Fransız’ın eylemlerine de hayran kalacaktır: Bonaparte.

Plutarkos’u (1) okurken, bazı insanların farklı bir kadere sahip oldukları, o insanları çağdaşlarının üzerine çıkaran gücün bu kaderi izlemek olduğu, kendisi için giderek daha belirgin hale gelir: “Kader onu izleyene yol gösterir, ona karşı koyanı süründürür.’’ Bu saptama Beethoven’i keyiflendirir, zaten etrafındaki insanlar da kendisinin bir dahi olduğunu kabul etmektedirler.

Haydn, Londra’dan Viyana’ya dönerken Bonn’a uğrar; Beethoven’in kendisine sunduğu 2. Joseph’in Ölümü Üzerine Kantatı inceler. Öğrencisi olmak üzere kendisini Viyana’ya davet eder. Beethoven, 22 yaşında, prens tarafından verilen iki yıllık bursla Viyana’ya yeniden gider. Bonn’daki arkadaşları onun Haydn ve Mozart’ın varisi olduğuna inanmaktadırlar. Arkadaşı Waldstein ona şöyle yazar: “Mozart’ın ruhunu, Haydn’ın ellerinden al.”

Viyana Fatihi

Ren kıyısındaki Bonn kenti, Ludwig’in ayrılmasından iki yıl sonra Fransız ordusu tarafından işgal edilir. Beethoven bir daha doğduğu kente geri dönemez. Opera ve orkestralara sahip olan Viyana imparatorluğun merkezidir. Aristokrasiye ait birçok özel orkestranın yanı sıra, müzik dernekleri, yayıncılar, müzik mağazaları ve enstrüman yapımcılarını barındırır.

Joseph_Haydn
Franz Joseph Haydn

Beethoven dehasını sadece Viyana’da geliştirebileceğini düşünmektedir. İlk başlarda Haydn’dan da destek görür. Derslerde en büyük klasik eserleri inceler ve Bonn’daki arkadaşlarının kehanetini yerine getirmeye hazırlanır. Klasik senfoni ve yaylı dörtlülerde, Haydn’ın usta olduğu, küçük bir temayı nasıl geliştirebileceğini, o fikri nasıl kullanabileceğini öğrenir.

Beethoven 26 yaşındadır ve artık bağımsızlığını ilan etmek üzeredir. Haydn’ın kendisiyle yeterince ilgilenmediğini düşünür; ona sunduğu 300 ödevin 60’ına cevap almıştır ki, cevapların çoğu da baştan savmadır. Öğretmeni Londra’ya yapacağı ikinci gezisinde kendisine eşlik etmesini istediğinde reddeder; 60 yaşındaki usta Haydn için bu elbette büyük bir sürpriz olur.

Daha sonra bestelerine “Haydn’ın öğrencisi” yazmayı da reddeder. Haydn’ın artık kendisi için yetersiz olduğunu düşünmektedir; G. Albrechtsberger ve A. Salieri ile kompozisyon çalışmaya bir süre devam eder. Kısa süre sonra, çağdaşlarının hiçbirinden artık bir şey öğrenmeyeceği kararını alır, kaderini kimseye bağlamayacaktır.

Büyük Usta

Piyano, keman ve viyolonsel için yazdığı Opus 1 eserini yayınladıktan sonra 29 Mart 1795’te ilk halk konserini verir: 2. Piyano Konçertosu.

Dresden, Leipzig, Nürnberg ve Prag üzerinden Berlin’e bir turneye çıkar. Halk, virtüözitesini, ilham dolu çalışını çok beğense de eleştirmenler, ateşli tavırlarından hiç hoşlanmazlar: ‘’Kulaklarımıza hitap ediyor ama kalplerimize ulaşamıyor; bu yüzden bizim için asla bir Mozart olamayacaktır.’’

Eski Yunan eserleri, Shakespeare, Goethe ve Schiller’de vücut bulan Sturm und Drang (Fırtına ve Coşku) akımı ve Fransız Devrimi, idealist sanatçı düşüncelerini tamamen değiştirecektir. Artık Viyana’daki Fransız Elçiliğinden çıkmamaktadır. Orada daha sonra Keman Sonatı No.9’u adayacağı Rodolphe Kreutzer ile tanışır. Viyanalıların bayıldığı müzisyen düellolarına katılırken, ilk keman sonatlarını ve piyano için No.5, 6, 7 sonatları yazmaktadır. 

1790’ların sonları ilk şaheserlerin de başlangıcıdır: 1. Piyano Konçertosu (1798), ilk 6 yaylı dörtlüsü (1798-1800), Yaylı ve Nefesliler için Yedili (1799-1800), “Pathetique” Piyano Sonatı (1798-1799), 1. Senfoni (1800). Senfoninin genel karakteri Haydn’ın son senfonilerine benzese de, eserin üçüncü bölümü olan Scherzo, Beethoven’dir. 2 Nisan 1800’de düzenlenen “akademi” konserinde (2) büyük başarı kazanır.

Facia

Heiligenstaedter_Testament
Heiligenstädter Vasiyetnamesinin 1. sayfası

Sağırlık belirtileri, 26 yaşındayken ortaya çıkar. Doktorlar kulaktaki tembelliğe bağlı olduğunu düşünerek basit bir yöntemle tedavi etmeye çalışırlar. Ancak bu talihsiz durum zamanının en iyisi olmak isteyen bir virtüözün geleceğiyle pek uyumlu görünmemektedir. Beethoven’in çabuk parlayan karakteri etkilenir, zamanla ortaya çıkan büyük sevgi patlamalarıyla da ilginç bir hale gelir. Beethoven’in intihar etmeyi düşündüğü anlardan birinde kardeşlerine yazdığı, ancak yollamadığı ünlü Heiligenstädter Vasiyetnamesi, kişiliğini dokunaklı ve rahatsız edici bir ışıkta tasvir eder.

Yine de tüm bunlar yaratıcılığını etkilemez. Keman Sonatı No.5 “İlkbahar” (1800), Piyano Sonatı No.14 “Ayışığı” (1801) bu dönem bestelerindendir. Ardından, bu moral bozucu günlerde neşeli bir atmosferde 2. Senfoni (1801-1802) ve karanlık Do minör tonalitede 3. Piyano Konçertosu (1800-1802) gelir. Senfoni ve konçertoyu 5 nisan 1803’te halkın olumlu karşıladığı bir konserde çalar. Artık piyanist olarak kariyerinin sonuna gelmektedir.

Kahramanlık Dönemi… Artık Sadece Besteci

Beethoven'in işitme cihazı
Beethoven’in işitme cihazı

Kaplıca tedavilerinden de bir mucize çıkmayınca toplumdan uzaklaşır. Garip akustik boynuzlara (3) ve konuşma defterlerine başvurur. Artık kendi içinde kaderine direnecek kadar güç bulmalıdır. Virtüöz piyanist hayallerini bırakarak, yaratıcı besteciye yol vermek zorundadır. Antik çağın büyük insanları gibi, müzikte henüz var olmayanları başarmalıdır. Kendi terimiyle “kaderi boğazından yakalamalıdır”; hakkında bir uvertür yazdığı kahraman Coriolan gibi (4). Beethoven, drama sanatını enstrümanlarla canlandırır: Kahraman Coriolan acısını aşmalı, bir insanın dayanabileceği sınırların ötesinde bir kadere maruz kalmalıdır.

Antik kahramanların insanları kurtarmak için hayatlarını tehlikeye atması gibi, müziğiyle insanlara yardım edebileceğine inanmaktadır. Bu dönemde eserlerine hakim olan düşünce, kahramanlık ve mücadeledir. Tek operası Fidelio, bu düşüncelerin yoğun olarak görüldüğü bir eserdir. Opera, 1700’ler İspanya’sında, zalim Sevilla valisinin politik karşıtlarını acımasızca kapattığı bir zindanda geçer. Florestan, doğruyu söylemekten asla vazgeçmeyen bir muhalif olarak hapishanenin en ücra köşesindeki zindanda adeta ölüme terk edilmiştir. Karısı Leonore, erkek kılığına girerek Fidelio adıyla hapishanede işe girer, kocasını kurtarmaya çalışır.

Fidelio operasından bir sahne
Fidelio operasından bir sahne

Fidelio operası, 20 Kasım 1805 tarihinde Fransız işgalindeki Viyana’da sahnelenmiş, hiç beğenilmemiştir. Salonun çoğunluğunu oluşturan Napolyon’un askerleri eseri anlamazlar. Beethoven bir süre sonra yapıtta önemli kısaltmalar yapar, 29 Mart 1806’da yeniden sahneler, ancak sonuç değişmez, seyirci Fidelio’yu beğenmemiştir. Yaklaşık on yıl sonra bir kez daha Fidelio’yu gözden geçirir, metin üzerinde ciddi düzeltmeler yapar, üç perdelik yapıtı iki perdeye indirir. 23 Mayıs 1814’te sahnelenen Fidelio sonunda beğeni kazanır, Viyana izleyicisi çalgı eserlerini hayranlıkla dinlediği Beethoven’ı bir opera bestecisi olarak da kabul etmiştir. Beethoven opera için, günümüzde sıklıkla seslendirilen üç ayrı uvertür daha yazmıştır (Leonore Uvertürü No.1, 2, 3).

Avrupa’daki siyasal gelişmeleri yakından izleyen Beethoven, önceleri Napolyon’a çok saygı duymuştur. Onun gözünde Napolyon, Fransız Devriminin ilkelerini Avrupa’da yaymaya çalışan bir önderdir. Kendisini demokratik ve hümanist hareketin doğal temsilcisi olarak gören Beethoven, “Eroica” (Kahramanlık) adlı 3. Senfonisini Napolyon’a ithaf etmiş, ancak Napolyon’un kendisini imparator ilan etmesi üzerine çılgına dönerek “Artık o da zorbanın teki olup çıkacak!” diyerek, ithaf sayfasından Napolyon ismini yırtarcasına karalamıştır.

Bu dönemde, piyano eserleri de değişmiştir: 21. Piyano Sonatı “Waldstein” (1804) eserin çalınmasının zorluğu ve piyanonun kapasitesini zorlamasıyla dikkat çeker. Waldstein, piyano repertuvarında bir devrimdir. Artık bestecinin istediği volümü verebilecek yeni bir piyanoya ihtiyaç duyulacak, aynı zamanda piyano çalma teknikleri de -daha sonra Liszt’in de yapacağı gibi- değişecektir.

Ardından karanlık Piyano Sonatı No.23 “Appassionata” (1805) ve Keman, Viyolonsel ve Piyano için Üçlü Konçerto (1804) gelir. 

Özgür Günler

1805’ten sonra, Fidelio operasının başarısızlığına rağmen kendisini hiç olmadığı kadar iyi hissetmektedir. Sağırlığını bile kabullenmiştir ve sosyal hayata geri dönmüştür. Joséphine von Brunsvik ile düşündüğü ilişkiyi gerçekleştirememiş olsa da, 1806-1808 yılları en üretken olduğu dönemdir. Sadece 1806 yılında yazdığı eserler şöyledir: 4. Piyano Konçertosu, Yaylı Çalgılar Dörtlüleri No.7, 8, 9 “Razoumovsky”, 4. Senfoni ve Keman Konçertosu

Aynı yıl Prens Lichnowsky’nin şatosuna gider. Kendisini prenslerin üstünde gören Beethoven, gerekli olduğunda bağımsızlığını patronlarının elinden alır. Napolyon’un, Austerlitz zaferinden beri işgal ettiği Silezya bölgesinde bulunan Prens Lichnowsky’nin şatosunda, özgürlüğün kendisi için ne anlama geldiğini çarpıcı bir şekilde tanımlar. Prens, sarayda bulunan Fransız subaylarına piyano çalmasını ister. Kabul etmeyen Beethoven hapisle tehdit edilir. Prensle hakaretlerle dolu bir tartışmanın ardından sarayı terk eder, daha sonra Prens Lichnowsky’e şu mektubu gönderir: “Prens, sen bugünkü konumunu, doğuşundan gelen talihine borçlusun. Oysa ben, sahip olduğum her şeyi yeteneğime borçluyum. Bugüne kadar binlerce prens geldi, geçti, bundan sonra da binlercesi yaşayacaktır. Fakat, yeryüzünde yalnızca tek bir Beethoven olacak!” 

beethoven 5
5. Senfoninin açılış teması

Prensle bu kopuş, maddi durumunu etkilese de kaderiyle hesaplaşmaya hazırdır. Ünlü “kader teması”5. Senfonide dört nota ve ardından gelen sessizlikle tüm esere damgasını vurur. Beethoven’in 5. Senfoni ve Coriolan’da kullandığı -o yıllarda sık rastlanmayan- Do minör tonalitesi, karamsar ve gizemli karakteriyle adeta bestecinin markası olacaktır.

Hayat dolu ve aydınlık bir eser olan Fa majör tonundaki“Pastoral” 6. Senfoninin 5. Senfoniyle aynı dönemde yazılmış olması oldukça şaşırtıcıdır. Beethoven’in, her zaman sakinliği ve huzuru bulup ilham aldığı, derin bir aşkla bağlı olduğu doğayı tasvir eden bu senfoni, Romantik dönemin öncüsü olduğu kadar, programlı senfoninin ilk örneği olarak da çok önemlidir. Bölümlerin isimleri ne demek istediğimizi açıklayacaktır:

I. Allegro ma non troppo (Erwachen heiterer gefühle bei der ankunft auf dem lande-Kırlara varıldığında hoş hislerin uyanışı)
II. Andante molto mosso (Szene am bach – Dere kenarında sahne)
III. Allegro (Lustiges zusammensein der landleute – Köylülerin neşeli birlikteliği)
IV. Allegro (Gewitter, sturm – Yıldırım, fırtına), Allegretto (Hirtengesang-Frohe und dankbare gefühle nach dem sturm – Çoban şarkısı-Fırtına sonrası mutluluk ve şükran dolu duygular) 

22 Aralık 1808’de verdiği konser, büyük olasılıkla tarihteki en uzun akademi konseridir: 5. Senfoni, 6. Senfoni, 4. Piyano Konçertosu, Piyano ve Orkestra için Koral Fantezi ve Do major Missa’dan iki bölüm. Bu konser aynı zamanda Beethoven’in piyanist olarak yer aldığı son konserdir.

1809 ve 1810’da, öğrencisi Carl Czerny’nin seslendireceği5. Piyano Konçertosu, hayran olduğu Goethe’den esinlendiğiEgmontsahne müziği,10. Yaylı Çalgılar Dörtlüsü“Les Harpes”, arkadaşı Arşidük Rodolphe’un Viyana’dan sürülüşü nedeniyle yazdığıLes Adieux(Elveda) Piyano Sonatını besteler. 1811-1812 yıllarında keman, viyolonsel ve piyano içinArchduke Trio, Op.97 ile7.ve8.Senfonileri yazar.

İşadamı

Piyanist olarak müthiş yeteneği, bestelerinin özgünlüğü ve ateşli karakteri Beethoven’in yakın dostluklar kurmasını sağlamıştır. Prensler ve prensesler onunla arkadaş olabilmek için adeta yarışmışlar, o da iyi bir stratejist olarak bu durumdan yararlanmıştır. Gelecek kuşaklara ismini bırakmak isteyen bir prens ona sipariş vermeli veya isminin geçeceği bir eser için ciddi bir bağışta bulunmalıdır. Bu şekilde rekabeti arttıran Beethoven’in adres defteri de önemli insanlarla dolmuştur. Siparişi ilk verenin yerine, daha varlıklı, daha yüksek unvan sahibi, özellikle de daha çekici bir kişi olursa, bestesini ithaf ettiği ismi değiştirebilir. O günlerde eserin ithaf edildiği ismi değiştirmek nadir görülen bir durum değildir. 4. Piyano Konçertosunu arkadaşı Ignaz Gleichenstein’a ithaf etmiş, daha sonra Arşedük Rodolphe’a adamıştır. Gleichenstein ise Piyano-Viyolonsel Sonatı ile telafi edilir.

Viyana dışında da çok takdir edilen Beethoven, 1808’de, davet edildiği Westphalie’nin yeni kralı Jérôme Bonaparte’ye (5) hizmetlerini sunmak üzere başkentten ayrılmadan önce büyük bir akademi konseri düzenler. Operasyonu işe yarar: Üç prens 39 yaşındaki besteciye ciddi bir gelir vermek üzere -yıllık 4000 florin- güçlerini birleştirir ve ömrünün sonuna kadar rahat bir şekilde beste yapmasına olanak sağlarlar. Viyana’da kalması ve eserlerinin ilk seslendirilişinin Viyana’da olması şartıyla!  

Antonie Brentano (1780 - 1869)
Antonie Brentano (1780 – 1869)

Kadınlar

Beethoven hayatında -genelikle evli- pek çok kadına aşık olmuştur. 1810’da, Theresa Malfatti ile -büyük olasılıkla Für Elise onun için yazılmıştır- evlenme girişimi sonuçsuz kalmıştır. Diğer taraftan Ayışığı sonatına ilham veren Giulietta Guicciardi, 24. Piyano Sonatını adadığı Theresa von Brunsvik, 2. Viyolonsel Sonatını hediye ettiği Maria von Erdödy ve Amalie Sebald’le olmasını istediği ilişkiler her zaman hüsrana uğramıştır.

Beethoven, Carlsbad, Teplitz’deki kaplıcalara gider. 1812’de insanı hem rahatsız eden hem de içten bir özlemle yazıldığı anlaşılan Ölümsüz Sevgiliye mektuplarını yazar. Mektupları göndermez, kime yazıldıkları da belli değildir, ancak tarihçiler Joséphine von Brunsvik veya Antonia Brentano olduğuna inanmaktadırlar.

Johann Wolfgang von Goethe (1749–1832)
Johann Wolfgang von Goethe (1749–1832)

Goethe, Teplitz Kazası

Temmuz ayının sonunda Goethe ile bir araya gelir. Her şey güzel başlar. Ancak iki büyük adam birbirlerine hayranlık duymakta ama anlaşamamaktadırlar. Besteci, şairin köle ruhlu olduğunu düşünür, Goethe ise Beethoven’in “tamamen evcilleşmediğine” inanır. Teplitz kazası olarak anılan hikaye şöyledir: Birlikte geziye çıkan ikili, İmparatorluk ailesiyle karşılaşır. Beethoven yoluna devam ederken Goethe şapkasını çıkartıp yerlere kadar eğilerek selam verir, tabi bu da Beethoven’i son görüşü olur. Yine de, hayatının sonuna kadar Goethe’ye eserleri hakkında mektuplar gönderir, iletişim kurmaya çalışır, asla yanıt alamaz.

Zor Günler

Son yazdığı eserlerin çalınamaz ve söylenemez olduğu da dile getirilmeye başlanmıştır; kendini eleştirilerden korumak için sanatta zorluğun temel değerlerden biri olduğunu savunur. Piyano eserlerindeki yenilikler, enstrümanın acilen geliştirilmesini zorunlu kılar ve Hammer-klavier adlı daha güçlü bir piyano ortaya çıkar. Senfonik çalışmalarının geniş bir kitle tarafından beğenilmesi kendisini mutlu eder, ancak bu mutluluk devam etmez: Yaratıcı düşüncesi, uçarı Viyana beklentilerinin tam tersidir. 36 yaşında yazdığı ve Prens Andrei Razumovsky’ye adadığı üç yaylı dörtlüsü Op.59, yakın arkadaşları tarafından kahkahalarla karşılanır. Beethoven artık dünyayla dalga geçmeye başlamıştır (6).

Beethoven'in piyanosu
Beethoven’in piyanosu

Son yıllar zorlu geçecektir. Sık sık hastalanıp yatağa düşer, gücü yoktur. 15 kasım 1815’te kardeşi Kaspar Karl ölür. 9 yaşındaki yeğeninin velayeti için, dedikodular yüzünden “Gece Kraliçesi” dediği yengesine açtığı ve yaklaşık beş yıl süren bir davada, değerli gücünü harcamıştır. Sonunda çocuğun velayetini alır, ancak yeğeni Karl uysal bir çocuk değildir. 1816’da Beethoven’in öğrencisi Carl Czerny -Franz Liszt’in hocası- Karl’a ders vermeye çalışır. Ancak Karl, parlak bir yetenek olmaktan ziyade, ticaret okuluna kaydolmayı veya asker olmayı tercih etmektedir. Aynı dönem, 6 şarkıdan oluşan An die ferne Geliebte Op.98’i besteler, 9. senfoninin ilk taslaklarına başlar.

1822’de tanıştığı Gioachino Rossini, Viyana’yı büyülemiştir. Dil sorunu ve Beethoven’in sağırlığı nedeniyle pek birşey konuşamazlar, zaten kendisi de pek ciddi bulmadığı bu müziğe karşı mesafelidir. Viyana halkı ise İtalyan tarzı operaya bayılmaktadır. Akılda kalan melodilerle doludur, hoştur, dinlemesi kolaydır. Moda Rossini’dir. Beethoven, bunalmış bir şekilde isyan eder: “Evet, evet, Viyana, işte böyle! Rossini ve arkadaşları, bunlar bizim kahramanlarımız! Artık benden hiçbir şey istemiyorsunuz… Rossini, Rossini über alles.”

Dev Şaheserler Zamanı

Beethoven, nefes kesen, devasa son eserlerini yazarken, muhtemelen gerçeklik algısının bir kısmını kaybeder. Ama artık, şarkıcıların müzisyenlere katıldığı devasa 9. Senfonisini, görkemli Missa Solemnis‘i, vazgeçilmez Diabelli Varyasyonlarını yazmanın zamanı gelmiştir.

Beethoven Müzesi, Bonn
Beethoven Müzesi, Bonn

1818 ilkbaharında, Arşidük Rodolphe’un Başpiskoposluk töreni için yazdığı, “en iyi, en büyük” eserim diyeceği devasa Missa Solemnis‘e başlar. Esere başlamadan Bach’ın missa’larını ve hayatının son dönemlerinin idolü olan Handel’in Mesih oratoryosunu uzun uzun inceler. Aynı günlerde son üç piyano sonatını (No.30, 31, 32) besteler. 32. Sonat Op.111’in son bölümü Arietta, “artık piyanoda söyleyeceğim birşey kalmadı, sakinim, huzurluyum” der gibi ruhani bir sonla biter. Ancak hiç beklemediği bir olay olur: Anton Diabelli adında bir müzisyen-editör, Almanya ve Avusturya’dan 50 kadar besteciden, kendi yazdığı bir vals üzerine varyasyonlar yazmalarını ister. Valsle önce dalga geçen Beethoven, daha sonra Bach’ın 80 yıl önce yazdığı Goldberg Varyasyonlarıyla karşılaştırılan Diabelli Varyasyonları adlı şaheseri besteler. Sonunda 1822’de Missa Solemnis’i tamamlar. Bugün bu eser, Bach’ın Si Minör Missa’sı ve Mozart’ın Requiem’i ile birlikte anılmaktadır. 

Sekiz yılda tamamlanan9. Senfoninin son bölümünde koro, Schiller’in Ode an die Freude (Neşeye Övgü) şiirini söyler. Senfoni, biraz da 5. Senfoni çizgisinde, umutsuzluğa karşı kardeşliğin, hayatın verdiği sevincin zaferi gibi evrensel ve insani mesajlar taşımaktadır. Beethoven artık kaderden, hayata katlanmaktan değil, yaşamın insanlara verebileceği mutluluktan, kardeşlikten, sevinçten bahsetmektedir. Tamamlandığı 1824 yılında seslendirilen eser, şan ve orkestra partilerinin zorluğuna rağmen büyük ilgi görür. Ne yazık ki para getirmez. Bestecinin parasal sorunları hayatının sonuna kadar sürecektir. Kenarda biraz birikimi vardır, ancak onu da küçük Karl için saklamaktadır.

Son beş yaylı dörtlüsü (No.12, 13, 14, 15, 16), hayatı boyunca yaptığı araştırmaların, öğrendiği formların, etkilendiği ustaların tekniklerinin kullanıldığı, yaklaşan Romantizmi anons eden, Romantizmden de ileriyi, 20. yüzyılı işaret eden eserlerdir. 13. Yaylı Dörtlünün son bölümü olarak düşündüğü bir diğer şaheseri Büyük Füg Op.133’ü, editörünün isteği üzerine eserden çıkarır. 1826 yazında, 16. Yaylı Dörtlüsünü de bitirir. Artık taslaklarına başladığı 10. Senfoniyi düşünürken 30 temmuz 1826’da yeğeni Karl intihar girişiminde bulunur. Beethoven, perişan bir halde yeğenini alarak kardeşi Johann’ın Krems an der Donau’daki Gneixendorf kasabasındaki evine gider. Burada son eseri olan, Büyük Füg’ün yerine koyacağı 13. Yaylı Dörtlüsünün son bölümü olan Allegro’yu bitirir. 1826 yılının sonunda kavga ettiği kardeşinin evinden Viyana’ya dönerken hastalanır. 

Her zaman olduğu gibi iyileşeceğini düşünür. O güne kadar hayatında sadece “birkaç not” aldığını söyler, yazdığı eserlerin asıl yazmak istedikleri yanında bir hiç olduğunu dünyaya gösterecektir. Aklında da birkaç proje vardır: başlamış olduğu Onuncu Senfoni, operalar, iki oratoryo, Bach adına bir uvertür, bir Requiem… 

Dört ay sonra, 26 Mart 1827’de, ilkbaharın ilk fırtınasının gök gürültüleri ortasında ölür. Viyana nüfusunun neredeyse yarısı cenazesine katılır. Dört atın çektiği cenaze arabasının ardından iki yüz atlı araba gelmektedir.

Beethoven'in cenazesi, Franz Stöber tablosu
Beethoven’in cenazesi, Franz Stöber tablosu
 Sonraki kuşaktan Berlioz, Schumann, Mendelssohn, Brahms, Liszt ve Wagner, Beethoven’i peygamber gibi gören romantik müzisyenlerdir. Konserlerde eserlerini yorumlarlar, bestelerini kopyalayıp, incelerler. Ancak bu ustanın gölgesinde kalmayıp, bir sanatçı olarak kendini var etmek de gerekmektedir. Sonat Opus 111’den sonra piyano için nasıl yazılır? Son yaylı dörtlülerinden sonra oda müziği nasıl tasarlanır? Dokuzuncu Senfoniden sonra ne söylenir? Romantik besteciler, Beethoven’i manevi babaları yapmaya çalışmış olsalar da, her biri farklı bir müzikal kimlik arayışına girer: Berlioz, Beethoven’in 6. Senfonisinin izinden giderek “programlı” müzikleriyle; Liszt, piyano çalma tekniğine getirdiği sentezle; Brahms, 20 yılda bestelediği 1. Senfonisiyle kendi dehalarını kanıtlamaya çalışırlar. Beethoven’in mirası, sadece Romantiklerle sınırlı kalmayacak, 20. yüzyıl müziği üzerinde de etkisini devam ettirecektir. Beethoven, sonatlarıyla, oda müziği eserleriyle, senfonileriyle kendinden sonra gelen bütün müzisyenlere, ister teknik, ister anlatım yönlerinden yeni ufuklar açacak bir dev olarak tarihte yerini almıştır.

Notlar:

(1) Plutarkos (MS 46-120 ?) Yunan tarihçi, biyografi yazarı. Paralel Yaşamlar ve Moralia günümüze ulaşan eserleridir.
(2) Akademi konseri, tamamen bir besteciye ayrılan konser.
(3) Metronomun mucidi Maelzel, Beethoven’a işitme kulaklıkları yapar. Cihazlar 1818 yılına kadar işe yarar.
(4) Heinrich von Collin’in Coriolanus adlı hikayesini betimlemek için yazdığı Coriolan uvertürü, “kahramanlık” döneminin başlangıcı sayılır.
(5) Westphalie Krallığı, Tilsit Antlaşmasından sonra 1 Aralık 1807’de kurulmuştur.
(6) Beethoven, Kont Andreï Razumovsky için yazdığı Opus 59, üç yaylı dörtlüsü ile özellikle gurur duymaktadır. Ancak her üç eser de hem dinleyiciler, hem eleştirmenler, hem de yorumcular tarafından kabul görmez. O dönemin tanınan kemancılarından Radicati, Beethoven’a ”Herhalde bunları müzik olarak kabul etmiyorsunuz” der. Beethoven’in cevabı ”Bunlar sizin için değil, gelecek çağlar için” olur.
Birinci Dörtlünün ilk çalınışını gerçekleştiren kemancı Schuppanzigh, eserin teknik zorluğundan şikayet edince de şu cevabı alır: ”Zihnim benimle konuşurken sizin sefil tellerinizi düşündüğüme inanıyor musunuz?”

Kaynaklar: 

Ahmet Say, Müzik Tarihi, Müzik Ansiklopedisi Yayınları, 1995 
İlhan Mimaroğlu, Musiki Tarihi, Varlık Yayınevi, 1970 
A. Boucourechliev, Beethoven, Editions Seuil, 1963
Philippe A. Autexier, Beethoven – Mutlağın Gücü, Yapı Kredi Yayınları, 2014
Philharmonie de Paris