Ana Sayfa » Robert SCHUMANN

Robert SCHUMANN

(1810 – 1856)

schumann

 

 

Zwickau’da Gençlik

8 Haziran 1810’da Zwickau’da (Saksonya) doğan Robert Schumann, ilk romantikler denilen birbirinden değerli yeteneklerle aynı kuşaktandır: Mendelssohn (1809-1847), Chopin (1810-1849), Liszt (1811-1886), Wagner (1813- 1883), Verdi (1813-1901).

Beş kardeşin en küçüğü olan genç Robert, babasının kitabevinde edebiyatla tanışır.  Babası, Lord Byron ve Walter Scott’u Almanca’ya çeviren ve yayınlayan ilk kişidir. Goethe, Shakespeare, Hoffmann ve özellikle büyük hayranlık duyduğu Jean-Paul Richter’i keşfeder. Müziğe şehir orgcusundan dersler alarak başlar. Ancak dokuz yaşında dinlediği piyanist Moscheles’in konseri onda gerçek bir şok etkisi yaratır: Bundan böyle piyano onun en sadık arkadaşı olacak, sırlarını, ruhunu ona dökecektir. Neşeli ve parlak bir çocuk olan Schumann, edebiyat ve müzik seçimi arasında kararsızca büyür: Arkadaşlarıyla edebi bir grup oluşturup, kısa makaleler ve şiirler yazarken, on iki yaşında da bir orkestra kurar.

Kariyer Seçimi

Senfonik Etütler, Op.13'ün elyazması
Senfonik Etütler, Op.13’ün elyazması

Schumann bir şair mi yoksa müzisyen mi olacaktır? Zalim bir ikilem… Schubert’in eserlerini, Agnes Carus aracılığıyla tanıması, müzik lehine seçimini etkiliyor gibi görünmektedir. Agnes Carus, anne-babasının arkadaşları bir doktorun karısıdır, Schumann’dan daha yaşlıdır ama, onun için ideal kadını temsil etmektedir.

Ne yazık ki, 1826’da ablası Emilia’nın intihar etmesi kısa süre sonra da babasının ölümü her şeyi altüst eder; neşeli ve eğlenceli çocuk, yavaş yavaş suskun, melankolik bir genç adama dönüşür. İki yıl sonra annesinin baskısı üzerine Leipzig’de hukuk okumaya başlar. Tanıdıklarının rahatlatıcı ortamından uzakta, derin bir hüzüne kapılır. Hukuk çalışmalarından haz almaz, müziğe sığınır. Heidelberg’de ünlü bir hukuk profesörü ve amatör müzisyen olan Thibaut’dan dersler alır. İlk eserleri opus 1 Abegg Varyasyonları, opus 2 Kelebekler ve op.3 Paganini Kaprisleri üzerine Etütlerle, piyano yazım tarzını akıl almaz bir şekilde daha o yıllarda tamamlamıştır.

Virtüöz

Leipzig, o zamanların en iyisi olarak bilinen Gewandhaus Orkestrasının konserleri, müzik toplulukları ile zengin ve renkli bir müzik yaşamına sahiptir. Agnes Carus ve kocası ile buluşmalarından birinde, hayatını değiştirecek bir olay gerçekleşir: Ünlü piyano öğretmeni Friedrich Wieck ve özellikle kızı, küçük Clara ile tanışır. Clara, sekiz yaşındadır ve daha o yaşta virtüöz bir piyanisttir. 9 yaşında Gewandhaus ile ilk konserini verecek, 9-11 yaşları arasında bestelediği “4 Polonaises” onu ünlü yapacaktır. Clara’yı ilk kez dinleyen Schumann’ın aklı başından gider ve derhal kızın babasından kendisine de ders vermesini ister.

Bu arada, yolculuklar yapar, birbirinden ilginç insanlarla tanışır. Avrupa’yı kasıp kavuran Paganini’nin Frankfurt konserini şaşkınlıkla dinler, virtüöz olmaya karar verir. Nihayet annesini hukuk eğitiminden vazgeçmeye ve müzik kariyerine başlamaya ikna eder. 30 Temmuz 1830’da annesine yazdığı bir mektupta, kararını kesin olarak açıklar: ”Şimdi bir kavşaktayım ve soru şu: Nereye gitmeliyim? Cevabı beni korkutuyor. Dehamı takip edebilirsem, beni sanata götürecektir, inanıyorum ki doğru yol budur.”

Robert Schumann
Robert Schumann

Ekim 1830’da Wieck’lere taşınır, büyük bir hevesle piyano çalışmalarına başlar. 21 Ağustos 1830’da Wieck’e şöyle yazar: ”Kendimi sanata adadım, kendimi ona adamak istiyorum, yapabilirim ve yapmalıyım. Sevemediğim bir bilimden kolayca ayrılıyorum. Kendim için belirlediğim hedefe giden uzun yolu düşünmekten korkmuyor değilim. Ama inanın bana kararımı verdim ve bunun için birçok nedenim de var. Cesareti, sabrı, gerekli inancı hissediyorum, çalışmaya hazırım. Size güveniyorum ve kendimi tamamen size bırakıyorum.” Ancak bu zorlu ve otoriter öğretmenle çalışmak zordur, yol uzundur. Sabırsız, çabucak bir virtüoziteye sahip olmaya hevesli olan Schumann, parmaklarının bağımsızlığını güçlendirmeyi amaçlayan garip deneylere girişir. Detayları tam olarak aydınlanmasa bile, yüzük parmağının bağımsızlığını sağlamak için, “Cigarrenmechanik’’ dediği bir makine icat eder; orta parmağını elinin içine bükerek bir iple bu makineye sıkıca bağlar, sağ elinin orta parmağını felç eder. Böylece virtüoz olma hayallerinin üzerine bir çizgi çeker, bestecilik yolunu izlemeye karar verir. 

Besteci

20 yaşındadır, sonradan yapacağı değişikliklerle 4. Senfoni adını alacak ilk senfonisini büyük bir hevesle besteler. Eser ilk haliyle 18 Kasım 1832’de seslendirilir. Maalesef bir sene sonra ağır bir depresyona girer. Kendine gelemeden tüm Avrupa’da kolera salgını başlar, ağabeyi Julius ve yengesini kaybeder. 17 Ekim’de yüksek ateşin de etkisiyle aklını kaybettiğini düşünür, pencereden kendini atmaya çalışır. Çift kişilikli karakteri, devamlı ölüm korkusu… akıl hastalığının ilk belirtileri görülmeye başlamıştır.

Davidsbündler adlı bir grubun başkanlığını alarak, kendi müzik zevklerini savunmayı amaçladığı bir müzik dergisi kurar. Günümüzde hala yayında olan Neue Zeitschrift für Musik‘in ilk sayısı 3 Nisan 1834’te çıkar. Schumann kısa zamanda çok iyi bir müzik eleştirmeni olduğunu kanıtlar, yeni bir bakış açısı sunan dergi, büyük ilgi görür. Rossini’yi eleştirileriyle katleder, Meyerbeer’i, ki o zamanların en gözde bestecisidir, yerden yere vurur. Henüz pek tanınmayan Chopin, Berlioz ve Wagner’i savunmak için ateşli yazılar yazar. Liszt ve Leipzig’e yeni gelen Mendelssohn’la arkadaş olur.

Daha o zamanlar Schumann’ın çifte kişiliği kendini göstermeye başlar: Florestan, ateşli ve tutkulu, Eusebius, hassas, melankolik, hayalperest. Bu isimler altında, ilk önce birkaç müzik eleştirisi yazar. Ancak çok geçmeden, iki isim eserlerine de yansır: İlk olarak nişanlısı Ernestine von Fricken için yazdığı Karnaval op.9. Burada her bir karakter, eserin bir bölümünün ismini alır: 5. bölüm Eusebius, bestecinin sakin, kararlı tarafı; 6. bölüm Florestan ise şiddetli, ateşli yanı. Bu iki karakter, bestelerinin altına da imza atmaya başlarlar: Piyano Sonatı op.11’de şu ibare vardır: Clara için, Florestan ve Eusebius! Gelecekteki tüm eserleri, bu tezatlarla, ikilemlerle dolup taşacaktır.

Ernestine von Fricken ile nişanlılığı bir yıl sürmez, ayrılırlar. 1836’da annesini kaybeder, içindeki tüm aşkı Clara’ya yönlendirecektir.

Clara

clara schumann
Clara Wieck Schumann

Wieck’in evinde kaldığı sürece Schumann ve küçük Clara arasında şefkatli bir sevgi doğmuştur, bu şefkat zamanla başka bir şekil alır. Nisan 1835’te, Clara Paris’ten döndüğünde Schumann aniden gerçek duygularının farkına varır: ”Seni ilk kez öğlen vakti nasıl gördüğümü hala hatırlıyorum. Daha büyük, daha yabancı görünüyordun. Artık güldüğüm ve oynayabildiğim bir çocuk değildin, makul şeyler söyledin, gözlerinde gizli ve derin bir sevgi ışığı gördüm.” Ancak iki sevgilinin artan tutkusu büyük bir engelle karşılaşır: Kızının virtüöz yetenekleriyle gurur duyan Wieck, Clara’nın kariyerini sonlandıracak bu birliği hoş karşılamaz. Kesin olarak evlilik kararına karşı çıkar ve Schumann’la ilişkiyi yasaklar. Genç adama sevgisi ve babasına olan saygısı arasında kalan Clara, baba otoritesine itaat eder ve turneye çıkar. Umutsuzluğa düşen Schumann’ın tutkulu ve dokunaklı eserleri ardı ardına gelir: Fantasiestücke op.12, Davidsbündlertänze op.6, Fantaisie op.17, hayal gücünün dehayla birleştiği, on dört günde yazılan Kreisleriana op.16. Arkadaşlarının, özellikle hayran olduğu Felix Mendelssohn’un koşulsuz desteğine sığınır.

1838 Kasımında, Viyana’da konserler veren Clara’yı görebilmek için yola çıkar. Franz Schubert’in ağabeyi Ferdinand kendisine Franz’ın 9. Senfonisini verir. Sevinç içerisinde eseri inceler, basımını yapar, eserin ilk seslendirilişini Mendelssohn’a yaptırır.

Die Humoreske op.20 ve duygusal bir coşkunun ifadesi olan Viyana Karnavalı op.26’yı besteler. Ağabeyi Edouard’ın ölüm döşeğinde olduğunu öğrenir, 6 Nisan 1839’da Leipzig’e vardığında yapılacak bir şey kalmamıştır.

Artık dayanamayan Robert ve Clara, babanın muhalefetine karşı çıkmak için adalete başvurur. Gelecekteki bir evliliğin mutluluğu düşüncesi ve çetin geçeceği belli olan bir duruşma olasılığı arasında kalan Schumann, duygularını ilk kez yazacağı liedlere döker. 1840 yılında bestelenen ve içlerinde Liederkreis op.39, Dichterliebe op.48’de bulunan 130’dan fazla lied gerçek bir yaratıcı patlamadır. Schumann, piyano ve ses arasında, şiir ve müzik arasında tam bir birliktelik sağlayarak lied türünü mükemmelliğe taşır. Bu arada, duruşma inişli çıkışlı geçer, ama evlilik nihayet onaylanır ve iki sevgili 12 Eylül 1840’ta yemin eder.

Leipzig 1840 – 1845

Robert ve Clara Schumann, Eduard Kaiser'in tablosu, 1847
Robert ve Clara Schumann, Eduard Kaiser’in çizimi, 1847

Sonunda bir araya gelen Robert ve Clara’nın mutlu bir evlilikleri vardır, ama herşey de kolay değildir: Leipzig’e yerleşirler, iki kişi için tek bir piyano olduğundan kocası beste yapmak için piyanoya geçtiğinde Clara gözden kaybolur. Toplamda sekiz olacak ilk çocuklarına hamile kaldığında, konser solisti olma hayallerinin uzaklaştığını görebilmektedir. Bu yüzden fırsat bulduğunda turnelere çıkar.

Schumann ise, uzun bir süre sadece piyano için yazdığından artık senfoni yazmanın vaktinin geldiğini düşünür: “Piyanomu ezmek için hazırım; düşüncelerimi içeremeyecek kadar dar geliyor.” 1839’da, 1 numaralı “İlkbahar” Senfonisinin taslağı dört gün içinde tamamlanır, daha sonra orkestrasyonu yapılır ve Gewandhaus’un Direktörü olan Mendelssohn’a emanet edilir. 31 Mart 1841’deki ilk performans büyük bir başarıdır. Arkadaşı Liszt, kendisine bir eser yazması için sıkıştırmaktadır. Liszt bir mektubunda, “dua etmeme izin verilseydi, senden birkaç üçlü, beşli ya da yedili yazmanı isterdim. Bana öyle geliyor ki bunu başarılı bir şekilde yapacaksın. Uzun zamandır bu tarzda kayda değer hiçbir şey yayınlanmadı.”

1842 yılını kendini tüm benliğiyle adayacağı oda müziği bestelerine başlar: Yaylı Dörtlüleri op.41, Piyanolu Beşli op.44, Piyanolu Dörtlü op.47. Sonra sıra dramatik müziğe gelir: Oryantal renklerde, dini olmayan bir oratoryo yazar; büyük bir başarı yakalayan, üstelik Clara’nın babasıyla da uzlaşmasına izin veren Das Paradies und die Peri.

Kendisini tamamen kompozisyona adamak isteyen ve son yıllardaki yoğun çalışmalarından tükenmiş olan Schumann, müzik dergisinden vazgeçer. Ancak sağlık durumu da yavaş yavaş kötüleşmektedir: Konuşarak, ardından yazarak kendini ifade etmesi giderek zorlaşır; sinir bozuklukları, sinir krizleri, fobiler, işitsel halüsinasyonlar kendini gösterir. Buna ek olarak, Mendelssohn’un ayrılmasından sonra Gewandhaus’un Direktörü olmayı düşünürken, yerine genç bir Danimarkalı Niels Gade seçilir. Halkın, Mendelssohn’un yakın arkadaşı olan kendisi yerine başkasını seçmesi, hayal kırıklığı yaratır, artık tek bir şey istemektedir, Leipzig’den ayrılmak.

Dresden

Clara ve Robert Schumann
Clara ve Robert Schumann

1845’te Schumann’lar, Dresden’e yerleşmek için Leipzig’den ayrılırlar. Dresden’de düzgün bir konser salonu yoktur, Richard Wagner Kapellmeister koltuğunu elinde tutmaktadır. Wagner’le karşılıklı saygıya dayanan soğuk bir ilişkisi olacaktır.

Şehir onları büyük hayal kırıklığına uğratır: Besteciye herhangi bir sipariş veya resmi görev sunulmamaktadır. Şehrin erkek korosu direktörü Ferdinand Hiller’in dostluğu sayesinde sanatsal toplantılara katılırlar, evlerinde dinletiler düzenleyerek Dresden’den geçen müzisyenlerle tanışırlar. Schumann bir şekilde sinir bozukluklarının üstesinden gelmeye çalışır ve kompozisyona geri döner: Daha sonra Piyano Konçertosu olarak değiştireceği La minör Fantezi’sini tamamlar, yeni doğan çocuğunun onuruna 2 numaralı Senfonisini besteler. Dresden’de doğan dört çocuğu, sinir bozukluklarından giderek daha fazla acı çeken besteciye biraz da olsa rahatlık sağlayacaktır.

Ama kader acımasızdır: 1847’de arka arkaya, bir yaşındaki Emil, arkadaşı Mendelssohn, daha sonra da diğer ağabeyi ölür. Schumann, en değerli destekçisi olan arkadaşının ölümünden çok etkilenir. Bir kez daha, Hiller’in dostluğu yardıma koşacaktır: Dresden’den ayrıldığı için koronun yönetimini Schumann’a emanet eder. Birçok koro eseri besteler, piyano için ise Album für die Jugend ve Wadszenen’i yazar, ardından triolarıyla oda müziğine geri döner. Her şeyden önce, istediği operayı bestelemeyi başarır: Genoveva, Ağustos 1848’de tamamlanır, beklenen başarıya ulaşmaz.

1848’de, Almanya’nın her yerinde patlayan ayaklanmalar, Schumann’ın yaratıcı hızına son vermez, aksine onun en verimli zamanlarından biri olur. 1849’da Dresden’e ulaşan kargaşalardan kaçarak Kreischa kasabasına sığınırlar, 1844’te başladığı Faust’tan Sahneler eserini bitirir: Dresden, Leipzig ve Weimar’da sahnelenir, beğenilir. Ayrıca tahta nefesli çalgılar ve vokal için yazar: Korno için Adagio et Allegro op.70, klarnet için Fantasiestücke op.73…

Son Yıllar

Clara ve çocuklar
Clara ve çocuklar

Hiller, 1850’de Düsseldorf’tan ayrılırken Schumann’a orkestranın şefliğini önerir. Teklifi tereddütsüz kabul ederek, kendilerine şans getirmeyen Elbe’nin kasvetli kıyılarını, parlak Ren Nehri için sevinerek terk ederler. Krizlerin ara vermesiyle biraz huzur bulur ve bestelerine devam eder. Şimdi tanıdığı tüm formlara geri dönme vaktidir: Piyano için 3 Fantasiestücke op.111, Lied, Trio no.3 op.110, keman için iki sonat,  Viyolonsel Konçertosu, Senfoni No.3 “Rhenish”, Senfoni No.4, büyük uvertürler, koro eserleri, Der Rose Pilgerfahrt oratoryosu. Ancak durumu kaçınılmaz olarak bozulmaya devam etmektedir. Buna ek olarak, bir şef olarak ciddi zorluklarla karşılaşır: Miyop olduğundan iyi göremez, otoritesi yoktur, devamlı rüyada gibidir, kendini doğru bir şekilde ifade edemez, vuruşları belirsizdir, ne söylediği duyulmamakta, anlaşılmamakta, kısa sürede yorulduğundan provaları bitirememektedir. Tüm müzisyenleri, özellikle de amatör koroyu karşısına alır. Bir soprano karısına şöyle yazmış “Sevgili kocanız milletle kavga etmeyi bırakıp biraz daha dikkat istese, her şey daha kolay olur.” Durumu kabullenir şefliği yardımcısına bırakır, artık sadece kendi eserlerini yönetme yetkisine sahiptir. 

1853’te gelen iki ziyaretçi son yıllarını aydınlatır: Virtüöz kemancı Joseph Joachim ve hepsinden önemlisi Schumann’ın besteci olarak parlak bir gelecek öngördüğü yirmi yaşında genç bir adam olan Johannes Brahms. ”Çağlara en yüksek yorumu ve ifadeyi bırakmaya gelen bir deha…” diye yazar.

İlham, kapıyı son bir kez daha çalacaktır: Diğer eserlerinin yanı sıra, Joachim’e adanan bir Keman Konçertosu ve Gesänge der Frühe – Şafak Şarkılarını besteler.

Johannes Brahms,
Johannes Brahms ve Joseph Joachim

1854’te her zamanki krizleri tarafından tekrar kuşatılır. 17 Şubat’ta kulağında duyduğu halüsinasyonları kağıda döker, Geistervariationen – Hayalet Varyasyonları adını koyar, bu sefer de devamlı “La notası”nı duymaktadır. Delireceği ve ailesine zarar vereceği fikrine kapılır, psikiyatri hastanesine kapatılmak ister. 27 Şubat sabahı, terliklerle evden çıkar, yağmur altında Düsseldorf’u arşınlayarak Ren Nehri’ne atlar. Kayıkçılar tarafından kurtarılır. 8. çocuklarına hamile olan Clara’dan uzaklaştırılarak Bonn yakınlarındaki Endenich psikiyatri hastanesine yatırılır. Brahms ve Joachim kendisini ziyaret ettiklerinde yakında iyileşebileceği umudunu korumaktadır. Ancak kısa bir süre sonra kimseyi görmek istemez, yemek yemeyi de bırakır. 27 Temmuz 1856’da durumu ağırlaştığında Clara başucuna koşar. Schumann onu tanır ve son kez sarılır: ”Bana gülümsedi, artık güçlükle hareket ettiği için, büyük bir çabayla tek koluyla bana sarılabildi. Ve bu sarılmayı dünyanın tüm hazinelerine değişmem.”

Schumann, 29 Temmuz’da vefat eder.

Baudelaire sanat eleştirisinin sadece sanatçılar tarafından yapılabileceğini savunur. Sanatçıya, (elbette kötü niyet olmadan) meslektaşı tarafından yapılacak olumsuz bir eleştiri, sanatla uğraşmayan birisinin söyleyeceği hayranlık cümlelerinden daha yapıcıdır. Schumann’ın, Chopin, Berlioz vs. genç meslektaşları hakkında yazdıkları, ciddi bir müzisyen tarafından geldiği için önemlidir. Diğer müzik eleştirmenleri Meyerbeer’in Les Huguenots eserini Fidelio ile eşit tutunca, eleştirmenlerin tümüne karşı çıkarak eseri de, Meyerbeer’i de saygılı ve ironik bir dille taşa tutar.

Schumann’ın liedlerinde pek çok şaheser vardır. ”Şimdiki zamanın”, “enstantanenin” olağanüstü şairidir. Daha geniş yapıdaki, uzun soluklu eserlerinde bu kadar rahat değildir. Kimi notalarını orkestrasyonuna bakıp düzeltmesi için Mendelssohn’a verir.

Edebi yazıları ne kadar iyiyse hitabet sanatı da o kadar kötüdür. Hastalık hastalığına meyillidir; yükseklik, anahtar, kesici alet, akıl hastanesi… fobileri vardır.

Zwickau, Almanya
Zwickau, Almanya

Eserleri, yarattığı Eusebius – Florestan gibi, melankolik – ateşli duyguların anlatımı, karışımı, savaşımıdır. Yaratıcı dönemi bile ikiye bölünmüştür: 1840’ta Clara ile evlenmeden önce hissedilen gerilim, tutku ve ümitsizlik, bu tarihten sonra arada sıçramalar olsa da, kendi kendisiyle yetinen, soluk bir ilham halini alır.

Romantizm, dünyayı şiirle, edebiyatla, müzikle, anlatılamayanı anlatmaya çalışan yeni bir bakışın ismidir. Romantik bir sanatçı, 18. yüzyıl sanatçısı gibi mantığı göz önünde bulundurarak düşünmez. O, daha iyi bir dünyaya, iyiliğe, insanların kardeşliğine, doğaya, aşka, rüyaya, gerçekten daha gerçek olduğunu düşündüğü fantastiğe inanır. Kleist, “I believe in truth of imagination – Hayal gücünün gerçekliğine inanıyorum” demiş. Schubert liedleriyle sırlarını açığa vurur, müziğinde yaptığı en ufak majör – minör değişimi insanı altüst eder. Romantik sanatçıları kabul etmeyen Viyana kültür ortamından kendisini korumak için klasik formlara sığınır. Oysa ki Schumann için bir sembol olarak majör ve minör, ruhunun derinlerinde duyumsadığı tehlikeli bir ikilemdir, engellemeye çalışır. Eusebius ve Florestan karakterleri, kendisidir, ikizleridir. Aklından geçen çılgın düşünceleri dizginleme amacıyla terlikle evinden kaçarak, yirmi yaşından beri hissettiği kaçınılmaz sondan kurtulmak ister. Sığınacak bir yeri olmadan varolmaya çalışmış, sonunda kendisini bitirecek deliliğe doğru uzun bir koşuya başlamıştır.


Kaynaklar:

Andre Boucourechliev, Schumann, Solfeges, 1957
Brigitte François-Sappey, Robert Schumann, Fayard, 2000